guLuSh^mMm
07-03-2007, 11:27 AM
Kucağımda lâl olmuş cümleler, üzerime dökülen yıldızları topluyorum geceden. Korktum. Birbirinin aynısı yaşanıyor her an. Sana kurulan saatlerin, ha geldi ha gelecek alarmı düşmedi hala kulağıma. Cevapsız bırakıyor gece beni. Özlediğim yaprakların sararan gövdesine basıyor zehir zemberek zaman, ve belki gelişinle dökeceğim yağmur yüzlü gözyaşlarımı vuruyor ömrüme set çeken gülüşün... Hesapsızım yani, sığındığım kuytular doluyor seninle, boğuluyorum, bilmediğim dudaklar susturuyor dilimi, sen yoksun diye oluyor tüm bunlar, kör topal avuntular serptiğim gecelerde, sen yoksun diye duruluyor rengim, yavaş yavaş erteleniyorum senden, ağırca, nefesinsiz yaşıyorum, nefes almadan... Biliyorsun, acıya zaman bile vermemişti gelişin, yazılmamış günleri resmeylerken düşlerime, çocuk kahkahaları kemiriyordu karanlığı, sen varsın diye oluyordu tüm bunlar... Sen... Eskimiş tenimin yağmurla yıkanmış mavisiydin... Sen... Bir imla... Ölüm... Yokluk. Varlık.
Tamamlandığım yarımdın.
Ömrümü baştan sona binlerce kez yeniden koştuğum yoldun işte.
işte bu yüzden n'olur gitme...
kal bende
dar yüzlerin en kalın bakışlarına denk geldiğin kabuslar bittiğinde kal, dolu dizgin bir yaşam istediğinde, örneğin nehir kenarında elin avuçlarımın teriyle yıkanırken ağaç altında sana sarılarak uyuyakalmayı istediğinde, ya da küçük bir piknik gezisinde hatrına sevmediğim şeyleri yememi beklediğinde,
kal,
gitme...
sana dönüşsüz yollar var hala içimde...
kal,
gitme,
ben ne zaman gülsem sana altını oyup da beni düşürme, göğsündeki hazneye her dokunduğumda damarlarım birbirine karışıyorken,
şimdi kal,
n'olur gitme...
Tamamlandığım yarımdın.
Ömrümü baştan sona binlerce kez yeniden koştuğum yoldun işte.
işte bu yüzden n'olur gitme...
kal bende
dar yüzlerin en kalın bakışlarına denk geldiğin kabuslar bittiğinde kal, dolu dizgin bir yaşam istediğinde, örneğin nehir kenarında elin avuçlarımın teriyle yıkanırken ağaç altında sana sarılarak uyuyakalmayı istediğinde, ya da küçük bir piknik gezisinde hatrına sevmediğim şeyleri yememi beklediğinde,
kal,
gitme...
sana dönüşsüz yollar var hala içimde...
kal,
gitme,
ben ne zaman gülsem sana altını oyup da beni düşürme, göğsündeki hazneye her dokunduğumda damarlarım birbirine karışıyorken,
şimdi kal,
n'olur gitme...