guLuSh^mMm
07-05-2007, 09:32 AM
Yine saat hain beklemedi beni gidiyor ,yetişemedim yine akşamın
oluşuna,yetişemedim güneşin batışına tıpkı sabah doguşuna yetişemediğim gibi,hüzün treni desem çoktan gecti ,genclikse gecti gitti ,ne o zaman??? köpüren öfke bilemiyorum ,bir çicekmi koparmalı ? bir şarkımı yazmalı? ne yapmalı ? alsada beni bu beni götürse benliğimden,bir camın buğusunda
ismini yazmalı mutlulugun resmini yapmalı sevdanın, herşeyden uzak herşeyden birhaber,ne sonbahardan haberdar ne geleceginden ilk baharın,O zaman herşeyden uzak bir masal yazmalı sevdalar ülkesinin kenar sokaklarında belki birde turna görür selam yollarsın bilemediğim sevgiliye, yorgunum yıkık viran yorgunum çökmüş toz duman, çekemiyorum !!!!
Artık bir sözün bin yıl kölesi olmaya yeminlerde kafi gelmiyor yudum yudum
çocuk çocuk!! bahar ortası gibi!! bir çigdem gibi ayazın ortasında acan !! bir tren gibi gecenin ortasında uykumu bölen yırtmakmı
gerek acılar gemisinin buz denizlerini yırtarak ilerledigi gibi?
Bilemiyorum kahpece gülüşlermi dostlugun bilinen çizilmiş resmi ama ben o resmi şarkılara yazmıştım ,cam şişelere koyup denizlere bırakmıştım ki!! bir çift sevdalı aşık bulsun okusun mutlu insanlarda
var desinler sevinsin ler demiştim.
şimdi yagmur var şimdi hava soğuk rüzgar .şimdi karanlık şimdi
hoyrat şimdi bela şimdi tedirgin şimdi utanmaz saatler şimdi kahpeliğin saati ilerde bir karanlık bir düşman belki bir hayvan belkide bir taş arkamda bir ses belki kahpeliğin ayak sesi belki bir silahın kurulumu belkide bir rüzgar bir kedi Korkmak ne güzel yaşamak sıradan biri olmak; olabilseydim keşke keşkeleri bir kenara atalı çook oldu be gülüm, sıradan insanlara sıradan gözle bakalı bazen hiçe sayıp
oralı olmayışım bazense uzaktan seyredip bende olabilseydim demek)
Bir çocuk koşuyor karşıdan bana dogru,,hayır hayır bana degil benden tarafta annesi var ona doğru çocuklugum geliyorya aklıma ağlamasan olmazmı demeye kalmıyor vuruyor kahpe geçmişim vuruyorda yeniden vuruyor
durmuyor ... kanıyorda yaralarım cigerim ama dinmiyor kanıyorda durmuyor kanıyor ağlıyor... küçük daha en fazla 3 yaşında püsküllü pantolonu kırmızı örme şapkası ve soğuktan koruyan acık krem rengi kabanı.. gülüyor bakkala girmiş bakkalcı sevmiş onu ve eline bir ucuz gofret
vermiş gelde ağlama şimdi... gelde dünyayı verme o çocugun yerinde 1 dakika olabilmek için gözleri ışıl ışıl aklıma geliyor
şimdi bir bir günlerim tatlı sularda sıra beklemek ve hatta sıra için kavgalar etmek, bazen bir plastik top parasıı için kapı kapı komşuların suyunuda getirip istemeden harclık alabilmek. 12 kişi bir top almayı özledim tahtadan kesip ayakkabı boyalarıyla boyadıgımız silahlarımız ve katil polis oyunu oynamak ..... benim hayallerim vardı benim umutlarım hatta güzel rüyalarım vardı birde sevdiğim bir yada 2 kişi vardı ,şimdi ise sevdiğim kimse yok :
Ama ben sadece yok diyorum ben burda onlarsa yok ben sevdim onlar yok .
ben insanları sevdim amcaları sevdim yaşlı teyzeleri sevdim ben sokak kedilerini sevdim köpekleri sevdim taşları sevdim kuşları...
sevdim.........
bir bir elimden aldılar sen sevme dediler insanlar aldattı insanlar benim insanlığımdan aldı yudum yudum ,yalan yalan gülerek canımsın sen diyerek utanmayarak...... insanlar aldı hayvanları sevme dediler onlar değersiz dediler onları öldürerek onları sevdiğim için insan dururken
hayvan sevilirmi diyerek.... ama nerden bilecek onlar insanlardan daha dostmu dost...
tikssindim
insanlardan usandım insanlardan kaçtım.... taşları sevdimya onlarda çok soğuk....sen hiç yaşadınmı yanlızlığı terkedilmişligi.... sen hiç eskimiş bir elbise gibi sokağa atılmışlığını hissettinmi..saatler düşman oldumu sana hiç??...
gözlerini tavana dikip ağladınmı sabahlara kadarr.... perdeleri açmak istemediğin oldumu..... paltonu yüzüne çekip göz yaşını gizlediğin oldumu ......
Neredesin nerdesin insanlık neredesin anne ...
neredesin...
baba......... ablam kardeşlerim diye haykırdınmı...........
seni çekiyormu denizler yağmurlu havalarda seyrettinmi hırçın dalgaların sana öfkeli haykırışlarını....
İşte hergünüm aynı hergünüm dünümden beter hergünüm bir kayıp hergünüm bir sızı
Ölüm! ne korkuyorsunuz beeeeeeeee...............
ölüm gelir alır gidermiş. yok beee kim demiş?
ölüm bir yerden gelmezki ölüm candır ,ölüm hayatın ta kendisidir,ruhum dedigin ölümünde ta kendisidir siz ölüm geldi sandıgınızda
oysaki doğdugunuzdan beri sizle birlikte olan ölüm ,aslında sadece sizi terkedip gitmiştir.
şimdi uzaklarda yüzünü bile anımsayamadığım annem,ordamısın yakınmı
uzakmısın birsabah anne diye sesimi duydugunda bilki artık senin hasretine dayanamamış sana kavuşmuşumdur,ağlarmısın sana birgün gelsem birsabah sesimle uyansan bir yerlerde döksem dizlerine gözyaşımı,
bağrına versem başımı ağlasam ,dokunsan bana ağlarmısın ? yoksa sevinirmisin sevinmeni isterim anne sana geldiğim gün. sen gittin
belki elinde değildi belki kader belki tesadüf belki bana verilmiş bir ceza....
Bana kızma olurmu anne belki sırtımda bir kurşun deliği belki başımda bir yara ama inan kalbimde ve gözümde yaş olsada ...ben çok mutluyumdur bilesinki ,,o anda neden diye sorma o zaman neden diye sorma anne...
Şimdi şarkılarıma nakış nakış sevda işliyorum altında adımı yazmadan şimdi yine yağmura katıyorum hüzünleri şimdi,, bazen gülüyorum içimden gelsede gelmesede.hainleri artık tanıyabiliyorum Elbetteki sana olan askim sadece o dunya guzeli senin yuzunden degil,bunu biliyorsun... Seni bunca cok sevmemin en onemli nedeni senin sen
olusundur senin tekoluşundur
Artik gitme vaktim geldi sanirim yani, seni gorecegim ani iple cekiyorum sayalım... O zamana dek beklemekten baska sansim yok...
Asi bir rüzgar esmeye başladı yüreğimde sınırlarını bilemediğim. Ama sürekli sevgi taşıyan ve sevgiye koşan bir rüzgar. Önce şiir yazmak istedim sana. Ama mısralar yetersiz geldi. Sonra yazmalısın dediyüreğim kalemi eline alıp uzun uzun yazmalısın dedi.
Düşündüm önce. Neydi seni etkileyen diye sordum yüreğime. Bakışlarıydı.İlgisiydi. Yakınlığıydı. Çok sevmiş fakat yeterincede karşılığını alamamış olmasıydı. Evet en çokta bu etkilemişti zaten beni. Benimle aynı duyguları paylaşmış olmasıydı. Yüreğinin aşk acısını bilmesiydi. Hayır dedi
oradan mantığım. ( Zaten ikisi hiç anlaşamazlar Şu anda ikiside bir boşluk
içinde ve birbirlerine tutunmaya çalışıyorlar. Kalbim ne var ki bunda
diye karşı çıktı hemen. İkisininde unutması gereken insanlar var ve bunu başarmak
için tabii ki birbirlerinin desteğine.
Mantığım yetmedi mi bu kadar acı çektiğin hala sevmek mi istiyorsun diye sorduğunda kalbim şaha kalmıştı sanki. Evet içimde oluşan heyecanın verdiği mutluluğu sen hissedemezsin diyordu mantığıma. Senin duyguların yok ki sadece düşenebilirsin diye kızmıştı ona. Bense ruhumu bir kenara
çekmiş, yastığıma sımsıkı sarılmış ve onların tartışmalarını dinliyordum.
Aslında sonuç baştan belliydi. Şimdiye kadar hep kalbim galip gelmişti bu
kavgalarda. Oysa her ayrılışta, her acıda yönetimin mantığıma bırakılması
kararını alıyorlardı. Evet aslında seni görünceye kadar bunu da iyi
başarmışlardı. Ama sende bir şey vardı. Farklı bir şey. Öyle derin ve
coşkulu akıyordun ki dalgalarının arasında savrulan o incecik, narin dalın farkında bile değildin. Ancak zaman zaman büyük bir dalgayla derinlere daldığımda fark edebiliyordun beni. İşte o anlarda hep mantığım öne çıkıp yüzeye gelmemi ve senin beni kaybetmeni sağlıyordu. Yani bir görünüp
bir yok oluyordum sende. Oysa ilk defa bu akşam bir yakınlaşma oldu aramızda.
Elini elime yada parmaklarımı yanağına değdirdiğinde ve başını koluma yasladığında
hissettiğim duyguları ne anlatmak ne de tarif etmek imkansız. Ard niyetsiz
ve masumca yapılan iki dokunuş. Sanırım şimdi çözdüm sendeki farklılığı.
MASUMİYET...
Evet sende hissettiğim şey buydu işte. Hiç beklentisiz yapılan yardımlar ve
duygu alış verişi. Öyle masumdu ki yüzün ve öyle sakindi ki sesin uzun zamandır aradığım kişi sanırım oymuş demeden edemedim. Ama kocaman,kapkara bir korku var yüreğimde ve sanki kurulmuş bir plak gibi sadece çok
erken diyor. Kimi zaman öyle çok yükseliyor ki sesi mecburen geri çekiliyorum. Çünkü acılarım geliyor aklıma, yaşadıklarım, çektiklerim ve korkularım. Ne güzel şimdi senin yerinde olmak isterdim. Umarsızca bir uyku ne de iyi gelirdi bir bilsen. Ama biliyor musun?
Seni düşünmeye başladığımdan beri uyku saatlerim azalmaya başladı.
Geceler yetmez oluyor artık. Sürekli düşünüp korkularımla beraber sadece
ağlıyorum.
Korkmuyorum çünkü yorgun düşmüş yüreğimin tekrar sevdalanıp acı çekmesini istemiyorum. Aslında biliyor musun? Deminden beri yazdıklarımın hepsi boş.
Çünkü gerçek olan fakat söylemeye cesaret edemediğim tek bir şey var. O
da korkularıma rağmen sana alışmaya başlamış olmam .
oluşuna,yetişemedim güneşin batışına tıpkı sabah doguşuna yetişemediğim gibi,hüzün treni desem çoktan gecti ,genclikse gecti gitti ,ne o zaman??? köpüren öfke bilemiyorum ,bir çicekmi koparmalı ? bir şarkımı yazmalı? ne yapmalı ? alsada beni bu beni götürse benliğimden,bir camın buğusunda
ismini yazmalı mutlulugun resmini yapmalı sevdanın, herşeyden uzak herşeyden birhaber,ne sonbahardan haberdar ne geleceginden ilk baharın,O zaman herşeyden uzak bir masal yazmalı sevdalar ülkesinin kenar sokaklarında belki birde turna görür selam yollarsın bilemediğim sevgiliye, yorgunum yıkık viran yorgunum çökmüş toz duman, çekemiyorum !!!!
Artık bir sözün bin yıl kölesi olmaya yeminlerde kafi gelmiyor yudum yudum
çocuk çocuk!! bahar ortası gibi!! bir çigdem gibi ayazın ortasında acan !! bir tren gibi gecenin ortasında uykumu bölen yırtmakmı
gerek acılar gemisinin buz denizlerini yırtarak ilerledigi gibi?
Bilemiyorum kahpece gülüşlermi dostlugun bilinen çizilmiş resmi ama ben o resmi şarkılara yazmıştım ,cam şişelere koyup denizlere bırakmıştım ki!! bir çift sevdalı aşık bulsun okusun mutlu insanlarda
var desinler sevinsin ler demiştim.
şimdi yagmur var şimdi hava soğuk rüzgar .şimdi karanlık şimdi
hoyrat şimdi bela şimdi tedirgin şimdi utanmaz saatler şimdi kahpeliğin saati ilerde bir karanlık bir düşman belki bir hayvan belkide bir taş arkamda bir ses belki kahpeliğin ayak sesi belki bir silahın kurulumu belkide bir rüzgar bir kedi Korkmak ne güzel yaşamak sıradan biri olmak; olabilseydim keşke keşkeleri bir kenara atalı çook oldu be gülüm, sıradan insanlara sıradan gözle bakalı bazen hiçe sayıp
oralı olmayışım bazense uzaktan seyredip bende olabilseydim demek)
Bir çocuk koşuyor karşıdan bana dogru,,hayır hayır bana degil benden tarafta annesi var ona doğru çocuklugum geliyorya aklıma ağlamasan olmazmı demeye kalmıyor vuruyor kahpe geçmişim vuruyorda yeniden vuruyor
durmuyor ... kanıyorda yaralarım cigerim ama dinmiyor kanıyorda durmuyor kanıyor ağlıyor... küçük daha en fazla 3 yaşında püsküllü pantolonu kırmızı örme şapkası ve soğuktan koruyan acık krem rengi kabanı.. gülüyor bakkala girmiş bakkalcı sevmiş onu ve eline bir ucuz gofret
vermiş gelde ağlama şimdi... gelde dünyayı verme o çocugun yerinde 1 dakika olabilmek için gözleri ışıl ışıl aklıma geliyor
şimdi bir bir günlerim tatlı sularda sıra beklemek ve hatta sıra için kavgalar etmek, bazen bir plastik top parasıı için kapı kapı komşuların suyunuda getirip istemeden harclık alabilmek. 12 kişi bir top almayı özledim tahtadan kesip ayakkabı boyalarıyla boyadıgımız silahlarımız ve katil polis oyunu oynamak ..... benim hayallerim vardı benim umutlarım hatta güzel rüyalarım vardı birde sevdiğim bir yada 2 kişi vardı ,şimdi ise sevdiğim kimse yok :
Ama ben sadece yok diyorum ben burda onlarsa yok ben sevdim onlar yok .
ben insanları sevdim amcaları sevdim yaşlı teyzeleri sevdim ben sokak kedilerini sevdim köpekleri sevdim taşları sevdim kuşları...
sevdim.........
bir bir elimden aldılar sen sevme dediler insanlar aldattı insanlar benim insanlığımdan aldı yudum yudum ,yalan yalan gülerek canımsın sen diyerek utanmayarak...... insanlar aldı hayvanları sevme dediler onlar değersiz dediler onları öldürerek onları sevdiğim için insan dururken
hayvan sevilirmi diyerek.... ama nerden bilecek onlar insanlardan daha dostmu dost...
tikssindim
insanlardan usandım insanlardan kaçtım.... taşları sevdimya onlarda çok soğuk....sen hiç yaşadınmı yanlızlığı terkedilmişligi.... sen hiç eskimiş bir elbise gibi sokağa atılmışlığını hissettinmi..saatler düşman oldumu sana hiç??...
gözlerini tavana dikip ağladınmı sabahlara kadarr.... perdeleri açmak istemediğin oldumu..... paltonu yüzüne çekip göz yaşını gizlediğin oldumu ......
Neredesin nerdesin insanlık neredesin anne ...
neredesin...
baba......... ablam kardeşlerim diye haykırdınmı...........
seni çekiyormu denizler yağmurlu havalarda seyrettinmi hırçın dalgaların sana öfkeli haykırışlarını....
İşte hergünüm aynı hergünüm dünümden beter hergünüm bir kayıp hergünüm bir sızı
Ölüm! ne korkuyorsunuz beeeeeeeee...............
ölüm gelir alır gidermiş. yok beee kim demiş?
ölüm bir yerden gelmezki ölüm candır ,ölüm hayatın ta kendisidir,ruhum dedigin ölümünde ta kendisidir siz ölüm geldi sandıgınızda
oysaki doğdugunuzdan beri sizle birlikte olan ölüm ,aslında sadece sizi terkedip gitmiştir.
şimdi uzaklarda yüzünü bile anımsayamadığım annem,ordamısın yakınmı
uzakmısın birsabah anne diye sesimi duydugunda bilki artık senin hasretine dayanamamış sana kavuşmuşumdur,ağlarmısın sana birgün gelsem birsabah sesimle uyansan bir yerlerde döksem dizlerine gözyaşımı,
bağrına versem başımı ağlasam ,dokunsan bana ağlarmısın ? yoksa sevinirmisin sevinmeni isterim anne sana geldiğim gün. sen gittin
belki elinde değildi belki kader belki tesadüf belki bana verilmiş bir ceza....
Bana kızma olurmu anne belki sırtımda bir kurşun deliği belki başımda bir yara ama inan kalbimde ve gözümde yaş olsada ...ben çok mutluyumdur bilesinki ,,o anda neden diye sorma o zaman neden diye sorma anne...
Şimdi şarkılarıma nakış nakış sevda işliyorum altında adımı yazmadan şimdi yine yağmura katıyorum hüzünleri şimdi,, bazen gülüyorum içimden gelsede gelmesede.hainleri artık tanıyabiliyorum Elbetteki sana olan askim sadece o dunya guzeli senin yuzunden degil,bunu biliyorsun... Seni bunca cok sevmemin en onemli nedeni senin sen
olusundur senin tekoluşundur
Artik gitme vaktim geldi sanirim yani, seni gorecegim ani iple cekiyorum sayalım... O zamana dek beklemekten baska sansim yok...
Asi bir rüzgar esmeye başladı yüreğimde sınırlarını bilemediğim. Ama sürekli sevgi taşıyan ve sevgiye koşan bir rüzgar. Önce şiir yazmak istedim sana. Ama mısralar yetersiz geldi. Sonra yazmalısın dediyüreğim kalemi eline alıp uzun uzun yazmalısın dedi.
Düşündüm önce. Neydi seni etkileyen diye sordum yüreğime. Bakışlarıydı.İlgisiydi. Yakınlığıydı. Çok sevmiş fakat yeterincede karşılığını alamamış olmasıydı. Evet en çokta bu etkilemişti zaten beni. Benimle aynı duyguları paylaşmış olmasıydı. Yüreğinin aşk acısını bilmesiydi. Hayır dedi
oradan mantığım. ( Zaten ikisi hiç anlaşamazlar Şu anda ikiside bir boşluk
içinde ve birbirlerine tutunmaya çalışıyorlar. Kalbim ne var ki bunda
diye karşı çıktı hemen. İkisininde unutması gereken insanlar var ve bunu başarmak
için tabii ki birbirlerinin desteğine.
Mantığım yetmedi mi bu kadar acı çektiğin hala sevmek mi istiyorsun diye sorduğunda kalbim şaha kalmıştı sanki. Evet içimde oluşan heyecanın verdiği mutluluğu sen hissedemezsin diyordu mantığıma. Senin duyguların yok ki sadece düşenebilirsin diye kızmıştı ona. Bense ruhumu bir kenara
çekmiş, yastığıma sımsıkı sarılmış ve onların tartışmalarını dinliyordum.
Aslında sonuç baştan belliydi. Şimdiye kadar hep kalbim galip gelmişti bu
kavgalarda. Oysa her ayrılışta, her acıda yönetimin mantığıma bırakılması
kararını alıyorlardı. Evet aslında seni görünceye kadar bunu da iyi
başarmışlardı. Ama sende bir şey vardı. Farklı bir şey. Öyle derin ve
coşkulu akıyordun ki dalgalarının arasında savrulan o incecik, narin dalın farkında bile değildin. Ancak zaman zaman büyük bir dalgayla derinlere daldığımda fark edebiliyordun beni. İşte o anlarda hep mantığım öne çıkıp yüzeye gelmemi ve senin beni kaybetmeni sağlıyordu. Yani bir görünüp
bir yok oluyordum sende. Oysa ilk defa bu akşam bir yakınlaşma oldu aramızda.
Elini elime yada parmaklarımı yanağına değdirdiğinde ve başını koluma yasladığında
hissettiğim duyguları ne anlatmak ne de tarif etmek imkansız. Ard niyetsiz
ve masumca yapılan iki dokunuş. Sanırım şimdi çözdüm sendeki farklılığı.
MASUMİYET...
Evet sende hissettiğim şey buydu işte. Hiç beklentisiz yapılan yardımlar ve
duygu alış verişi. Öyle masumdu ki yüzün ve öyle sakindi ki sesin uzun zamandır aradığım kişi sanırım oymuş demeden edemedim. Ama kocaman,kapkara bir korku var yüreğimde ve sanki kurulmuş bir plak gibi sadece çok
erken diyor. Kimi zaman öyle çok yükseliyor ki sesi mecburen geri çekiliyorum. Çünkü acılarım geliyor aklıma, yaşadıklarım, çektiklerim ve korkularım. Ne güzel şimdi senin yerinde olmak isterdim. Umarsızca bir uyku ne de iyi gelirdi bir bilsen. Ama biliyor musun?
Seni düşünmeye başladığımdan beri uyku saatlerim azalmaya başladı.
Geceler yetmez oluyor artık. Sürekli düşünüp korkularımla beraber sadece
ağlıyorum.
Korkmuyorum çünkü yorgun düşmüş yüreğimin tekrar sevdalanıp acı çekmesini istemiyorum. Aslında biliyor musun? Deminden beri yazdıklarımın hepsi boş.
Çünkü gerçek olan fakat söylemeye cesaret edemediğim tek bir şey var. O
da korkularıma rağmen sana alışmaya başlamış olmam .